beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

SANAT İYİLEŞTİRİR V. ÇOCUK SANAT EDEBİYAT VE ŞİİR

SANAT İYİLEŞTİRİR V.

ÇOCUK SANAT EDEBİYAT VE ŞİİR

 

Çocukluğu ve gençliği olmayan edebiyatın, sanatın büyüklüğü de olmaz! Bireyin de, toplumun da…

 

Âşığım; çocuğa ve  çocuk edebiyatına. İnsana baksam çocuk, kitaba baksam çocuk kitabı görüyorum. Edebiyat diyorsunuz, çocuklara şiir, çocuklara öykü, roman, deneme geliyor aklıma.

Yıllarca öğretmenlik yaptım onlara. Yıllardır yazıyorum, onlarca yazarın yetişmesine önayak oldum, olmaya devam ediyorum; nitelikli kitaplar yazsınlar diye. Yazıyorlar…

Edebiyat, sanat etkinliklerine bakıyorum ve üzülüyorum.  Çocuklara etkinlik yok denecek kadar az!

Siz de bir zamanlar çocuktunuz, çocuk faslının çok doğru ve önemli olduğunun farkındasınız da şimdi daha iyi anımsadınız, elimin içi gibi biliyorum. Yetmez; bilgi, yaşama geçirilemiyorsa gereksiz ve ağır yüktür cana, can ise o bilginin hamalı.

Çocuk kavramının tanımını yapacak değilim, derdim; çocuğun her zaman ve her yerde unutulması gibi günümüzün acı veren gerçekliğidir: Toplumsal yaşamda modernitenin, bilime- sanata inananların bile sıklıkla unuttuğu milyonlarca çocuğu tarikatlar, mafyatik örgütler, fuhuş dünyası ve çıraklık kurumu yani unutmayanlar kaptı; yarım milyondan fazlası okulu bıraktı, bir o kadarı okul yüzü göremedi bile. Bu son gerçeklik ne yazık ki unutmayan gericiliğin hanesine yazılıdır, onların zaferidir.

Bir yetişkin kitabı yayımlanır; şir, öykü, roman; hemen bir yaygara koparılır, koparılsın;  hakkında yazılar yazılır, yazılsın, söyleşilere davet edilir, edilsin… Etkinlikler yapılır yetişkinler için, bazen festival, sempozyum şeklinde günlerce sürer; ödüller, plaketler, reklamlar, broşürler, kitaplar  üretilir, alınır verilir övgülerle. Keşke çok daha geniş alanlarda ve daha sık yapılsa bu türden sanat, edebiyat etkinlikleri… Bu kadarının bir o kadarı da çocuk sanatı, edebiyatı için olsa; heyhat, yirmi iki milyon[1] göz önüne alındığında, çocuk yok; bilimden, sanattan ışığını almış çocuk edebiyatı yok. Ya da biraz ılıtarak belirtmek gerekirse; çok az, çok çok yetersiz!

Çocuk edebiyatının ülkemizdeki durumu can sıkıcı. Kendi kültürüyle gelen çevirinin egemenliği bir yana, çevrilenin yozlaştırıldığı ayrı bir gerçek. Maria’yı Meryem, Hans’ı Hasan yapacak kadar sorumsuz, saygısız, kaba ideolojist! Özellikle dinsel içerikli çocuk kitaplarında, bilimin gösterdiği ışık hiçe sayılarak çocuğun, soyutu kavrayamadığı yaşları için bile  son derece soyut kavramlar, konular yazılıyor; içine bir miktar korku, bir miktar cennet, cehennem karıştırılarak zorla benimsetilmeye çalışılıyor. Bu durum hem çocuk psikolojisini, hem de toplumsal psikolojiyi alt üst etmeye yetecek; hasta, trajikomik yetişkinlerin üremesine katkı verecek önemli bir sorundur. Bilim, ah bilim; şunlara da biraz uğrasan ya!

Çocuklar için yazmak söz konusu olduğunda neden hemen hemen herkes “zor” sözcüğünü kullanır? Çünkü artık çocuğun da birey olarak pek çok sorununun, çelişkilerinin, özelliklerinin; düşünme, algılama, yorumlama farklılığının  olduğunu ayrıntılarıyla gösteriyor bilim.

Çocuk için sanat, çok kendine özgülüğü nedeniyle kısıtlı özgürlük verir üretene. Bilimin ve sanatın özelliklerinden, kurallarından, doğasından, evrensel değerlerden gelen hassas; biçimle öz, içerikle bildiri, didaktizmle doğallık, sunumla doz, yetişkinle çocuk arasında son derece hassas dengeleri var.

Üstelik çocuk için yazma eylemi, üç temel ilkeden hareket eder: Her biri, bilgi tabanı giderek genişleyen piramit benzeri ilkelerdir; Çocuğa görelik, çocuk gerçekliği ve çocuk düşüncesi.

Yazıma, şimdilik bu kadarıyla ilgili farkındalık oluşsun diyerek kısa kesiyorum. Devamı bir sonraki yazımda…

 

 


[1] Son nüfus sayımına göre, ülkemizin 18 yaşı altı “çocuk” sayısı 22 milyondan f azladır.

Bu yazı 516 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum